Değiştiremeyeceğimiz Şeyler

Değiştiremeyeceğimiz Şeyler

Uyumaya çalışıyordum ama uykuya geçemiyordum, huzursuzdum, acıyı hissediyordum.

Ne yaparsam yapayım aklımdan çıkmıyordu, zaten benim de ondan başka hayal edecek bir şeyim yoktu. Midemden kalbime doğru uzayan acıyı dağıtmanın tek yolu onunla gelecek güzel günleri düşlemekten geçiyordu. Kendime onun yokluğunu bir şekilde kabullendirmem gerektiğini biliyordum. Çünkü olmasını istediği her şey, sahip olmadığım her şeydi ve açık bir dille yoksunluklarımın onu benden uzaklaştırdığını söylemişti.

Kendimizde değiştiremediğimiz şeylerin olması ve sevdiğimiz kişinin sahip olamadıklarımızı bizlerden istemesi sevginin gücünü yetersiz kılıyordu.

Aşık olduğun zaman, imkansız diye bir şey yoktu. Bana her sorunun üstesinden gelebilme gücünü veren aşk, şimdi en ufak bir sorunun bardağı taşıran son damla olma tent de toit sına müsade ediyordu.

Bu yüzden Cenneti düşündüm uyumak için. Varlığından bile kesin bir şekilde emin olmadığım cenneti.

Kapısında üzüntülerimi verdiğim bir cennet, beni daha güzel bir görüntüye bürüyen bir cennet, nedenlerin önemsenmediği, sorunların ve acının çok uzak olduğu bir cennet.

Çünkü benim aslında buna ihtiyacım vardı, ondan daha üstün bir şey varsa o da değiştiremeyeceğim şeylerin değiştirilebilme imkanıydı, ondan daha iyi olan şey ; onu bana geri verebilecek olan her şeydi çünkü.

Midemde güçlü bir yumruk hissettim, Cennette acı yoktu, hüzün yoktu, ben daha güzeldim ama onun olmadığı bir Cennetti bu.

Her şey rengini ve tazeliğini yitiriyordu, hayalim kabusa dönüşüyordu, çiçekler soluyor, dev gölgeler renkleri eritiyordu.

Onu gördüm, eski sevgilisi de yanındaydı. Gerçek hayatta olan her şey birebir tekerrür ediyordu.

Adını çağırdım ıslak gözlerimle ve çatallaşan ses tonumla "Gel" dedim , gülümsedi.

"Ben beyaz seviyorum" dedi eski sevgilisini göstererek.

"Gençsin, güzelsin, bakiresin..." diye devam etti, şimdi her şey daha akıl karıştırıcıydı.

Dudaklarım aralandı ve gözlerimi kıstım, başımı anlamadığımı işaret edercesine salladım.

"Bütün sorun tenimin bir kaç ton daha koyu olması mı Chris?" dedim, ifadesi silindi "Seni bu yüzden mi kaybediyorum?"

Başını aşağı doğru eğip kaldırdı, "Sorun şu ki, senden daha iyiyim." umursamaz ifadesini geri kazandırmıştı yüzüne.

"Öyleyse mutlu ol." dedim. sesim yalvarır gibi çıkmıştı.

Şimdi bir heykel kadar donuk suratıyla baştan aşağı süzüyordu beni,"Teşekkür ederim. Bana yardım ettin, şimdi olduğumdan daha iyiyim"

Kırık bir kalple nasıl yardım edebilmiştim ki? hiç mutlu değildim oysa.

"Gülümsemen, şakaların beni hayata döndürdü."

"Beni mutlu olmak için kullandın ...?"

"Hayır. Sana yardım edebilmek isterdim, ama sana yardım edemeyecek kadar ilgiliyim" dedi eski sevgilisinin elinden tutarken. Bana bu şekilde mi teşekkür ediyordu?
Bu haksızlıktı.

Ciğerlerim ve bademciklerim yanıyordu.

--------------------------------------

Annemin soğuk elini terlemiş ve sıcak olan alnımda hissettim.

"Hepsi geçti kızım." dedi.
>Hepsi geçti mi? onun kusursuz yüzü, dokunuşundaki hassasiyet, sarılışının sıcaklığı,sesinin can alıcı tını hepsi, hepsi geçti mi?

Hepsi yastığın boş yüzünde yineliyordu kendini.

Yokluğu her yerdeydi.

Kategori : Sevgililer Günü

Yorum Yazın