İnanmak ve Bilmek

İnanmak ve Bilmek

Arkadaşlar bu yazıyı yazmamdaki amaç, ayrılıkların, aldatmaların, kandırılmaların yani bize zarar veren çoğu şeyi bu iki kelime ile (İnanmak ve Bilmek) çok alakalı olduğunu düşünmemden dolayıdır.

Tanımlamalar Türk dil krumuna aittir.

İNANMAK
(-e) 1. Bir şeyi doğru olarak benimsemek: “Bizim şairlerimiz sanatın sanat için olduğuna inanırlar, başka bir ereği olabileceği akıllarına gelmez.” -N. Ataç. 2. Birini doğru sözlü olarak bilmek, güvenmek: Ben size inanırım. 3. Bir şeyin varlığını, doğruluğunu kabul etmek: “Bu başın bir kadına değil, bir hamala ait olduğuna inanmak zor değildi.” -P. Safa. 4. Sevecek, güvenecek ve bağlanacak en yüksek varlık olarak bilmek, iman etmek: Tanrı'ya inanmak. 5. Kanarak aldanmak: Her reklama inanmayın. 6. İman etmek.(TDK)

Türk dil kurumunun tanımlamasındanda anlaşılacağı üzere inanmak genel olarak şöyle bir anlama geliyor. Herhangi bir kesin bilgi içermeden sadece güven derecesine bağ b-juice lı olarak şartsız, delilsiz bir şeyin doğruluğunu kabul etmek aslında kabul etmekte değil içten bağlılık ta diyebiliriz buna, çünkü kendimizce doğru bulmadığımız birşeyi kabul etmek zorunda kalabiliriz ama inanırken şüphe bile duymak istemeyiz. Dolandırıcılar bile size kesin bir şekilde bilmenizi sağlayamaz sadece inanmanızı ister.

BİLMEK
(nsz) 1. Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak: “Bunu bilmek içimi kederle dolduruyordu.” -A. Ağaoğlu. 2. (-i) Bir bilim veya sanat dalında yeterli olmak: “Yani kısacası bu mükemmel dilimizi kimse bilmez, okumaz.” -B. Felek. 3. Bir iş yapmaya alışmış olmak, elinden gelmek. 4. Tanımak, hatırlamak: “Kadıncığım aç. Ben geldim. Bilemedin mi?” -H. R. Gürpınar. 5. Sanmak, varsaymak, farz etmek: “Bir hastanın hastalığına gereken önemi vermesi, doktorun ancak kendini o hasta ile birlikte hasta bilmesi ile sağlanabilir.” -R. H. Karay. 6. (-i) Sorumlu tutmak: Ben arkadaşını bilmem, seni bilirim. 7. İnanmak: “Bilirim yaşamaz güneşte / Bilirim yaşamaz yan yana aşkla / Ne haksızlık / Ne korku” -N. Cumalı. 8. (-i) İşine gelmek, uygun bulmak: Mal almasını bildi de parasını vermeyi mi bilmiyor? 9. -a / -e ekli fiillerle yeterlik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Anlayabilmek. Gidebilmek. Kapayabilmek. Yazabilmek. 10. (-i) Saymak: Teşekkürü borç bilirim.(TDK)

Bilmek ise inanmanın aksine daha çok kesin bilgiye dayanarak ya da birşeyi kesin olarak öğrenmemizle olur buradan çıkan genel anlamda bu yani bir insan birşeyi biliyorsa ona inanmaz. Onu bilir.

İnsanların düştüğü en büyük yanılgı bana göre inandıklarını kesin gibi diğer insanlara aktarmaları bu iyi niyetliler için birde inanmadan inanıyormuş gibi yapıp diğer insanların duygularını istismar etmek isteyen dolandırıcılar vardır. Bunlar falcılık yaparak kendilerinin birşeyler bildiğine insanları inandırarak para kazanma amacı güderler. Bunlara burç yorumu vs şeyleride ekleyebiliriz. Kendine, birşeyleri bilmeden, hiç bir şekilde herhangi bir konuşma yada eylem içerisinde bulunmamayı prensip edinen kimse zaten buna inanmaz. Ve duyguları ile hareket etmez duygular ile hareket edilir ama birşeyler bilinmeli bunun yanında, Sitede sıkça karşılaşılan aldatma, ayrılık vs soruların sorulmasının en büyük sebebi de budur. İnanıyorlar ama bilmiyorlar.

Ve bu güne kadar ne yapıldıysa bilerek yapılır inanarak birşeylerin olduğunu görmedim. Birlikte olmayı düşündüğümüz bir erkeği veya bir kadını dahi çok iyi bilmeliyiz. Eğer bilmeden sadece ona inanıyorsak inançlarımız asılsız çıkabilir ve yanılmanın verdiği duyguyla bu tür sorular sorarız neden beni terk etti neden aldattı şeklinde. Bu konu sadece aşkla da ilgili değil hayatın her alanıyla ilgili.
Ben kısaca bilmeden sadece inanmanın bir kumar olduğunu düşünüyorum. Bu konuda her türlü eleştiri ve öneriye açığım. Okuyan herkese teşekkürler.

Saygılarımla.

Kategori : Aşk İlişkileri

Yorum Yazın