Eh be baba şimdi oldu mu!

Eh be baba şimdi oldu mu!
Diyelim ki Başbakan'ın dediği oldu ve İstanbul'a vize uygulaması başladı. Ne olur dersiniz! Bu yazıyı okuyun!Abone ol
Duydum ki, İzmir'deki İstanbul Büyükelçiliği'nden vize alamamışsın... Gelemiyorsun.
Dert etme.
Demokrasilerde çare tükenmez.
Senden ricam...
Buca Konsolosluğu'na git.
Orası, iktidarın belediyesi.
İktidar belediyeleri arasında Schengen benzeri bir anlaşma var... O belediye konsolosluğundan vize alırsan, memleketteki bütün iktidar belediyelerine gidebiliyorsun.
Dene lütfen.
Oğlun Yılmaz
********************
Değerli babacığım...
Anlaşılıyor ki, Gebze'deki pasaport kontrolünde yakayı ele vermişsin.
Benim hatam.
Sana söylemeyi unuttum...
neck lift prices turkey >İktidar konsolosluğundan aldığı vizeyle, benim oturduğum Kadıköy'e, ya da benim çalıştığım Beşiktaş'a gelemezsin. Malum, buralar muhalefetin... Schengen'e dahil değil.
Senden ricam, Buca konsolosluğundan tekrar vize al, Ümraniye'ye gel.
Ben seni oradan alırım.
Oğlun Yılmaz
******************
Canım babacığım...
Ümraniye'den sınırdışı edildiğini öğrendim, kahroldum...
Ama inan, bu sefer benim hatam değil.
Gelmeye çalıştım...
Trafik ekiplerine yakalandım.
Biliyorsun, ben İstanbul'da oturmama rağmen, İzmir plakalı otomobille geziyordum hâlâ... Ne bileyim böyle olacağını... 34 plakalı otomobil satışı durduruldu. Ben 35 plakada kaldım... E 34'lü plakasını satan da yok. Mecburen 35'li korsan plakayla geziyordum...
Ümraniye'ye girerken, enselendim.
Otomobile el koydular.
Nezaretteyim.
Daha fazla yazmama izin vermiyorlar, kusura bakma, anneme söyle, dua etsin.
Oğlun Yılmaz
*****************
Babacığım...
Başka çare kalmadı.
Çeşme'ye git, Kör Ahmet'i bul.
Tekin adam değildir, tehlikelidir.
Ama işinin ehlidir.
Bin dolar vereceksin ona.
Seni, cumartesi gecesi saat 24.00'te Urla İskele'den alacak. "İmbat" isimli balıkçı motoruyla, Gökçeada'ya getirecek. Pazarı orada geçireceksin. Hava karardıktan sonra, "hamsi" isimli takaya bindirip, seni Silivri sahillerinde karaya çıkaracaklar.
Korkma.
Seni orada Topal İsmet diye bir arkadaş karşılayacak. Bizim gazetenin şoförü... Seni Sabah'ın dağıtım kamyonuna bindirip, iade gazetelerin arasına saklayacak. Ve Samandıra'ya matbaaya getirecek. İşletme Müdürü bizden, İzmirli... Battaniye falan ayarlayacak. 34 gün onun odasında saklanacaksın. Bir aksilik olmazsa, ben Cuma günü bisikletle geleceğim. Allah yardımcın olsun.
Oğlun Yılmaz
*******************
Eh be baba...
Sana Topal İsmet'in kamyonuna bin dedik, sen devriye gezen zabıtayı görünce, gidip Hürriyet'in dağıtım kamyonuna binmişsin...
Nasıl getireceğiz şimdi seni Elazığ'dan?
Neyse... İyi dinle bak...
Ben Mehmet Ağar'dan rica ettim, DYP Konsolosluğu'na gidiyorsun...

(Yazı: Yılmaz Özdil/Sabah)

Kategori : MEDYA